Sevgili okurlar, Hotelkeykan ekibi olarak bugün “KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.
Bugün “KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Hotelkeykan ile daha fazla içerik için takipte kalın!
KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır?
İzmir’de bir kafede oturuyorum. Masada soğumuş bir Türk kahvesi, yanında “bu ay kesin tasarruf yapacağım” diye alınmış ama yarısı bitmiş bir kruvasan. Telefon elimde, banka uygulamasını açıp kapatıyorum. Sanki açınca para artacakmış gibi bir umut. İçimden tek bir soru dönüp duruyor: KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır?
Yan masada iki kişi hararetli konuşuyor:
— “Abi ben KKM’ye girdim rahatladım.”
— “Rahatladın mı yoksa kafan mı karıştı?”
Ben ise sessizce karıştırıyorum kahveyi. Çünkü bazı sorular vardır, cevabından çok insanın kendi iç sesini yükseltir. KKM konusu da tam öyle.
İzmir’de bir kafede başlayan ekonomi semineri
İzmir’de kahve içmek aslında gizli ekonomi seminerine katılmak gibi. Garson siparişi alırken bile doları yorumlayacak kıvama gelmiş durumda.
“Abi sütlü mü sade mi?” sorusunun altında bile bir ekonomik analiz yatıyor artık.
Ben 25 yaşında, gündüzleri “mantıklı kararlar alıyorum” geceleri ise “neden böyle bir karar aldım” diye kendi kendine monolog yapan biriyim. Arkadaşlarım buna “düşünme overdrive modu” diyor.
Geçen gün biri dedi ki:
— “KKM’ye girdim, kafam rahat.”
Ben de içimden düşündüm: “Kafası rahat olan biri neden bunu sürekli söylüyor?”
KKM nedir ama finansal ders gibi değil
KKM’yi anlatmaya kalkınca insanın sesi otomatik olarak ciddileşiyor. Sanki bankada işe girmiş gibi:
“Kur korumalı mevduat, dövize karşı koruma sağlayan…”
Ama ben böyle anlatmayacağım.
KKM aslında şuna benziyor:
Annen sana diyor ki “o montu giy, hava bozacak.”
Sen “yok ya hava güzel” diyorsun.
Sonra yağmur başlıyor.
Sonra ıslanıyorsun.
Sonra annene dönüp içten içe saygı duyuyorsun.
KKM de biraz böyle bir “önlem mekanizması”. Ama mesele şu: Her önlem, gerçekten çözüm mü yoksa sadece iç rahatlatma mı?
İşte tam burada soru tekrar geliyor: KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır?
Enflasyon, simit fiyatı ve zihinsel matematik
İzmir’de enflasyonu anlamanın en kolay yolu simit fiyatı. Çünkü döviz grafiğini kimse her gün açmıyor ama simit her sabah yüzüne çarpıyor.
Ben geçen sene 5 liraya aldığım şeyi bu sene 12 liraya alınca otomatik olarak içimden bir Excel tablosu açılıyor.
“Bu artış yüzde kaçtı acaba?”
“Ben maaşı ne kadar artırmıştım?”
“Hayat beni nereden nereye sürüklüyor?”
Bu noktada KKM gibi araçlar devreye giriyor. İnsan bir şekilde “en azından param erimesin” diye düşünüyor. Ama diğer tarafta başka bir ses var:
“Ya daha iyi bir şey yapabilirdin?”
İşte yatırım dediğimiz şey bazen para değil, iç tartışma üretme kapasitesi.
Arkadaş ortamında KKM tartışması: mini kaos
Geçen gün arkadaş grubunda konu açıldı.
Ali dedi ki:
— “KKM çok mantıklıydı, ben iyi kazandım.”
Mert hemen atladı:
— “Abi sen kazandın da ekonomi kazandı mı?”
Ben araya girdim:
— “Bir dakika, ben sadece kahve içmeye gelmiştim…”
Ama nafile.
Masada ekonomi üçe bölündü:
1. KKM savunucuları
2. KKM karşıtları
3. “Ben hâlâ kirayı nasıl ödeyeceğim?” ekibi (ben)
Bu tartışmaların sonunda kimse net bir sonuca varmadı. Ama herkes kendini biraz daha haklı hissetti. Yani modern ekonomi böyle bir şey: netlik yok, sadece özgüven var.
KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır? sorusunun psikolojik boyutu
Asıl mesele para değil.
Asıl mesele şu:
İnsanlar belirsizlikten korkuyor.
KKM de bu korkuya verilen bir cevap gibi. “En azından bir şeyler kontrol altında olsun” hissi.
Ben bunu bazen şöyle düşünüyorum:
Hayat bir otobüs yolculuğu ve sen cam kenarını kapmışsın ama camdan sürekli rüzgar giriyor. KKM ise o camın önüne bant çekmek gibi.
Tam çözüm değil ama “bir şey yaptım” hissi veriyor.
Ve bazen insanlar “bir şey yaptım” hissini, doğru şey yapmaktan daha çok seviyor.
İç sesimle yatırım danışmanlığı
Bazen kendi kendime konuşuyorum:
— “Paranı nereye koyacaksın?”
— “Bilmiyorum.”
— “KKM?”
— “O da bir seçenek.”
— “Altın?”
— “O da bir seçenek.”
— “Hiçbir şey?”
— “O en risklisi.”
İç sesim bile bana güven vermiyor. Böyle bir ortamda yatırım yapmak, trafik ışığı olmayan bir kavşakta bisiklet sürmek gibi.
Her yer “belki doğru” ama hiçbir yer “kesin doğru” değil.
Risk, fırsat ve İzmir’de güneşli pazartesi sendromu
İzmir’de güneşli bir pazartesi günü, insanın kendini finans uzmanı sanma ihtimali artar. Deniz var, simit var, martı var… Her şey güzel.
Sonra banka uygulamasını açıyorsun ve gerçeklik geri geliyor.
KKM burada bir “orta yol” gibi duruyor. Ne tamamen risk, ne tamamen kazanç.
Ama şu soru hep kalıyor:
Orta yol bazen en güvenli yer mi, yoksa en sıkıcı yer mi?
Benim gibi fazla düşünen biri için bu soru gece 03:00’te tekrar açılıyor.
“Ya yanlış yaparsam?” döngüsü
Bu döngü çok tanıdık:
1. Bir yatırım fikri gelir
2. Araştırırsın
3. Daha çok araştırırsın
4. Daha da çok araştırırsın
5. Hiçbir şey yapmazsın
6. Piyasa gider
7. Sen izlersin
8. İç ses: “Tebrikler, güvenli kaybettin”
KKM bu döngüyü kırıyor mu? Bazen evet. Ama bazen sadece döngüyü başka bir seviyeye taşıyor.
Alternatifler ve “ben ne yapıyorum ya” anı
Borsa, altın, döviz, kripto… Her biri ayrı bir karakter gibi.
Borsa: “Uzun vadede kazanırsın ama sabır isterim.”
Altın: “Ben gelenekselim, bana güven.”
Döviz: “Ben her zaman gündemdeyim.”
Kripto: “Beni anlamaya çalışma.”
KKM ise arada kalmış bir arkadaş gibi:
“Ben sadece stabil kalmaya çalışıyorum.”
Ama işte genç yetişkin kafası burada devreye giriyor. İnsan istiyor ki:
Hem güvenli olsun
Hem kazandırsın
Hem de çok düşünmeyeyim
Böyle bir yatırım var mı? Varsa bana da söyleyin, çünkü ben hâlâ kahveyle finansal özgürlük arasında gidip geliyorum.
“Annem haklı mıydı?” finans versiyonu
Her insanın hayatında bir “annem haklıydı” anı vardır.
Ekonomide bu biraz daha geç gelir.
Mesela:
“Biriktir oğlum, harcama.”
“Altın al, kenara koy.”
“Borçla iş yapılmaz.”
Biz gençler ise genelde:
“Dur ya önce bir bakayım.”
Sonra yıllar geçer ve insan şunu düşünür:
“Belki de bazı basit şeyler gerçekten basitti.”
KKM burada bazen o “basit çözüm” hissini veriyor. Ama hayat hiçbir zaman sadece basit çözümlerden oluşmuyor.
Son düşünceler: Kafamın içindeki küçük toplantı
İlgili Makale: KKM tamamen ne zaman bitiyor ?
Şu an zihnimde küçük bir toplantı var.
Masada üç kişi:
Risk seven ben
Güvenlik isteyen ben
Hiçbir şey yapmayalım diyen ben
Hepsi konuşuyor, kimse birbirini ikna edemiyor.
KKM yapmak mantıklı bir yatırım mıdır sorusu da burada düğümleniyor. Çünkü bu soru sadece finansal değil; aynı zamanda psikolojik, hatta biraz da karakter meselesi.
Bir tarafım “mantıklı bir koruma” diyor.
Diğer tarafım “fırsat maliyeti” diye bağırıyor.
En sessiz tarafım ise sadece kahvesini içip dışarıdaki martılara bakıyor.
Ve belki de bazen doğru cevap, en çok bağıran değil, en sakin duran tarafta gizli oluyor.